23 Şubat 2015 Pazartesi

Kış hastalıklarından bol su içerek korunun



Kış mevsimi, iklimsel, sosyal ve fiziksel değişikliklere bağlı olarak hastalıkların en yaygın olduğu dönem. Bu dönemde vücudumuzun ihtiyacı olan miktarda su tüketmeyi ihmal etmek ise çok sık yaptığımız hatalardan biri ve hastalıklara davetiye çıkarıyor. Uzmanlar, kış aylarında hastalıkların en önemli sebebinin dengesiz beslenme ve yetersiz su tüketimi olduğunu ifade ediyor.

Kış mevsiminde yetersiz su tüketimi, vücut ısısının kontrol altına alınmasını güçleştirerek dengesiz beslenmeye, özellikle de bol kalorili gıdaları daha çok tüketmeye yol açıyor. Ayrıca kış aylarında birçok kişide görülen kilo artışının başlıca nedenleri arasında da yeterince su içmemek yer alıyor. Hastalıklardan kurtulmak ve formda kalmak için diğer mevsimlerde olduğu gibi kış aylarında da günde en az 2 litre su içmek gerekiyor. 

Taze İçme Suyuna Ulaşmanın En Kolay Yolu

“Taze İçme Suyuna Ulaşmanın En Kolay Yolu” sloganıyla içme suyunu en güvenilir ve kolay şekilde tüketici ile buluşturmayı amaçlayan Waternet, kış aylarında sağlıklı su tüketimine önem verenlerin hayatını kolaylaştırıyor. Waternet’in şık tasarımlı su arıtma cihazları, soğuk kış günlerinde evinizde ya da işyerinizde ürettiğiniz suyla toksinlerden arınmanızı ve tazelenmenizi sağlıyor.  
Waternet Genel Müdür Yardımcısı Aydın Bolkar, damacana suya göre daha sağlıklı olmasıyla ve sundukları benzersiz hizmet kalitesiyle fark yaratan Waternet’e talebin giderek arttığına dikkat çekti.

19 Şubat 2015 Perşembe

Sarımsak Tüketmek İçin 8 Neden



Yemeklerde, salatalarda, mezelerde ve  soslarda verdiği o harika lezzet ile sarımsağa bayılırız. Sarımsağın kendine has kokusundan ve tadından allisin adlı madde sorumludur. Sarımsağın içerisinde bulunan "allisin" maddesi yüzyıllardır hastalıklara karşı insanlığı koruduğu bilinmekte. Tansiyonu çok düşük olan kişiler, sarımsak alerjisi olanlar, mide rahatsızlığı olan kişiler dışında herkes sarımsağı güvenle tüketebileceğini belirten beslenme uzmanı İpek Ağaca, sarımsağın tüketilmesindeki faydaları açıkladı.


1.     Sarımsak yaklaşık 30 adet sülfür bileşiği, çeşitli enzimler ve amino asitler, flavonoidler mineraller, A vitamini , B ve C vitaminleri içermektedir.
2.     Sarımsak, prebiyotik özellikteki bir besindir. Yani probiyotikler dediğimiz vücut için faydalı bakterilerin etkinliğini ve sayısını arttırmaya yardımcı olur. Dolayısıyla sarımsak, bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkilere sahiptir.Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirmesi özelliğinden dolayı sarımsak düzenli tüketilmelidir.
3.     Hem vitaminler, mineraller ve diğer zengin besin içeriğinden dolayı hem de prebiyotik özelliğinden dolayı sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiye sahiptir.
4.     Sarımsak kolesterol problemine de iyi gelmektedir. Kandaki iyi huylu kolesterolü (HDL) yükseltip, kötü huylu kolesterolü (LDL) ve trigliseriti düşürmektedir.
5.     Tansiyonu yüksek olan kişiler de, sarımsağı düzenli tüketmeye çalışmalıdır; çünkü sarımsak tansiyon düşürücü etkiye sahiptir.
6.     Kansere karşı da koruyucudur. Yapılan bilimsel çalışmalar; düzenli sarımsak yiyenlerin, sarımsak yemeyenlere oranla mide kanserine % 50 daha az yakalandığı göstermiştir.
7.     Damar sertliği sorununa karşın sarımsak iyi bir koruyucudur.
8.     Kan şekerinin dengelenmesinde yardımcı rol oynar.
9.     Sarımsak sigaranın, kirli hava koşulları ve çeşitli kimyasalların vücuda verdiği zararlı etkilerin giderilmesi içinde çok önemlidir. Vücutta biriken toksinlerin atılmasında yardımcı görev alır.

16 Şubat 2015 Pazartesi

Grip ağrılarından kurtulmanın yolları

Grip olduğumuzda neden kaslarımız ağrır?
Grip ağrılarından kurtulmanın yolları
Grip ağrılarından nasıl kurtuluruz?


Gribin en kötü yan etkilerinden biri de kas ağrılarıdır. Siz ağrılarla boğuşurken vücudunuz virüsle savaşır. Bu ağrılar aynı zamanda sizin hareketlerinizi rahatça yapabilmenize engel olur. Ağrının şiddeti yaş, gribin şiddeti ve bulunduğunuz bölge gibi faktörlere bağlıdır. Birçok kişide kas ağrılarının yanı sıra ishal, kusma ve bitkinlik gibi belirtiler görülür.
Gribin belirtileri 7-10 gün boyunca devam eder. Bu süre zarfında birçok insan bütün vücudunda şiddeti orta-ciddi arasında değişen kas ağrısı çeker. Bu ağrılar vücudunuz sürekli olarak virüsle savaşmasından dolayı meydana gelmektedir. Bu süreç sadece ağrılara değil aynı zamanda bitkin hissetmenize de neden olur.

YAŞLILARDA DAHA ZOR
Yaş, gribin şiddeti ve bulunduğunuz bölge ağrıyı ne kadar hissetmenizi etkiler. İleri yaşlardaki kişiler genç kişilere göre daha zor bir dönem geçirirler. Çünkü vücutları virüsle genç kişilerin vücutları gibi etkili savaşamaz.

Gribin şiddeti ağrıları etkileyen bir diğer faktördür. Gribin şiddeti ne kadar fazlaysa ağrı da o kadar fazla olur. Gribi hafif geçirenlerde genellikle kas ağrısı hiç olmaz ya da çok az olur.
Bulunduğunuz bölge kuzeye daha yakınsa soğuk havadan dolayı daha fazla ağrı hissedebilirsiniz Birçok insan havalar soğudukça daha fazla ağrıları olduğunu söyler.

KAS AĞRILARI NASIL AZALTILABİLİR?
Peki, dayanılmaz bir hal alan kas ağrılarından nasıl kurtulabiliriz? Okan Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa’ya kulak verelim:

BOL SIVI TÜKETİN
“Grip süresince ağrılardan kurtulmanın anahtarı bolca sıvı almak ve düzgün beslenmektir. Grip vücutta ciddi sıvı kaybına neden olduğu için bol sıvı alımı ihmal edilmemelidir. Bolca sıvı almak yapılması gerekenlerin en başındadır. Vücudunuz hastalık süresince sıvı kaybeder ve buda kramplara neden olur. Sıvı alımı kasların rahatlamasını sağlar.

CANINIZ İSTEMESE DE YİYİN
Proteinden zengin beslenmek de kasların gevşemesini ve ağrının azalmasını sağlar. Grip sırasında kimsenin canı bir şeyler yemek istemez ancak vücudumuzun direnci için düzenli yemek oldukça önemlidir. Diyetinize protein içeren besin maddeleri eklemek kasların yeniden yapılanmasına yardımcı olur.

MASAJ İYİ GELİR
Hafif masaj kas ağrılarına iyi gelir. Grip sırasında hafif şekilde masaj yaptırmak kas ağrılarını azaltır. Öncelikle bol sıvı alınmalı ve proteinden zengin beslenilmelidir. Uygulama bölgelerinde ağrı olmuyorsa masajda yaptırılabilir.

BANYO YAPIN
Banyo yapmak ağrıları azaltmaya yardımcı olur, vücut sıcaklığının düşmesini sağlar. Banyo suyu ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalıdır, eğer su çok sıcak olursa vücut sıcaklığınız yükselebilir. En ideali suyun ılık olmasıdır.  İsterseniz banyo suyunuza esanslar ekleyebilirsiniz ancak önce mutlaka bir uzmanına danışın.

AĞRILAR GEÇMEZSE...
Gripten birkaç hafta sonra kas ağrılarınız hala devam ediyorsa bir hekime başvurmanız önerilir.”

12 Şubat 2015 Perşembe

Becel Tereyağı Keyfi’nden Sevgililer Günü’ne Özel Muhteşem Lezzetler


Sevdiğiniz kalpler için her gün hazırladığınız yemeklere eşsiz lezzetler katan Becel, Tereyağı Keyfi ile Sevgililer Günü’nde de sofralarınızın vazgeçilmezi.
14 Şubat’ta sevgilinize tadı damağında kalacak yemekler ve tatlılar hazırlamak istiyorsanız Becel bu güne özel tarifleri ile imdadınıza yetişiyor.

Becel Tereyağı Keyfi’nin Sevgililer Günü’ne özel pizza ve damla çikolatalı kalp kurabiye tarifleri ile hem ağzınızı tadlandırın hem de sevdiğinizin gönlünü fethedin.

Sevgililer Günü Pizzası
(2 kişilik)
Hamuru için:
3 bardak buğday unu
10 g kuru hazır maya
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı Becel tuz
2 yemek kaşığı Becel Tereyağ Keyfi Pratik Sıvı
1 bardak su
Hazırlanışı:
Tüm halzemeleri genişçe bir kapta birleştirin ve elinize yapışmayıp pürüzsüz bir hamur oluncaya kadar yoğurun. Genişçe cam bir kaba çok az Becel Sıvı Yağ koyun ve hamuru iyice yağlayıp üzerine streç film çekerek ılık bir ortamda 1 saat mayalandırın.
Pizza Sosu için:
2 yemek kaşığı Becel Tereyağı Keyfi Kase
400 gr. domates ( kış aylarında konserve doğranmış domates kullanabilirsiniz)
3 diş sarımsak
3 dal taze kekik
2 tatlı kaşığı şeker
Hazırlanışı:
2 yemek kaşığı Becel Tereyağ Keyfi’ni eritin ve içine, 1-2 diş eziciden geçirilmiş sarımsağı, 400 gr doğranmış domatesi ve 3 sap taze kekiği ekleyin. Kısık ateşte 10 dakika ara sıra karştırarak pişirin. 10 ml beyaz şarap sirkesi, 2 tatlı kaşığı şeker ve 1 tatlı kaşığı tuz ekleyin ve soğumaya bırakın.
Pizza için:
1 diş sarımsak
5 domates
80 gr. rendelenmiş mozarella peyniri
3/4 su bardağı taze fesleğen
Karabiber
Hazırlanışı:
Mayalanmış olan pizza hamurunu bolca un ve oklava yardımı ile ½ cm kalınlığında açın. Kalp şeklinde pasta kalıbınız varsa hamurun üzerine koyup kalp şeklinde kesin, eğer kalıbınız yoksa büyükce bir kağıda kalp çizip kalıp çıkarın ve kağıdı hamurun üzerine koyarak kalp şeklinde kesin. Hamuru, üzerine yağlı kağıt yerleştirdiğiniz fırın tepsisine yerleştirin. Kalp şeklindeki hamurun kenarlarında 1 cm boşkuk kalacak sekilde sosu sürün. Üzerine mozzarella peynirini koyun, fesleğen ve dilimlediğiniz domatesleri yerleştirin. Fırını 200 dereceye ısıtın ve pizzanızı 15 dakika pişirin.



Damla Çikolatalı Kalp Kurabiye
1 porsiyon 25 gr.
35 adet
Malzemeler
1,5 su bardağı Becel Tereyağı Keyfi Pratik Sıvı Margarin
1 su bardağı toz şeker
1 çay kaşığı vanilin
2 yumurta
4 su bardağı beyaz un
2 çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı tuz
1 su bardağı sütlü çikolata (Parçalanmış veya mini parçacıklar halinde)
Hazırlanışı:
Kaşık kullanarak büyük bir kapta Becel Tereyağı Keyfi, şeker, vanilin ve yumurtayı karıştırın. Un, kabartma tozu ve tuzu ayrı bir yerde karıştırıp sıvı karışımın üzerine ekleyin. Spatula veya kaşık yardımı ile karıştırın. Çikolatayı ekleyin ve yine hafifçe karıştırın. Hamuru buz dolabına koyun ve 10 dakika dinlendirin. Fırını 180 dereceye getirin. Dinlenmiş olan hamuru 2 parça stretch film veya yağlı kağıt arasında oklava yardımı ile açın, yaklaşık 0.5 cm kalınlığında kalp şeklinde kesiciniz ile kalpler çıkarın. Aynı işlemi kurabiye hamuru bitene kadar devam edin. Tepsiye yağlı kağıdı yerleştirin ve üzerine kalp şeklinde hamurları eşit aralıklar ile dizin. 15 dakika veya hafif kahverengi oluncaya kadar fırınlayın. Metal bir fırın teli üzerinde 10 dakika soğutun ve size kalbi en yakın olan kişiyle afiyet ile yiyin.

5 Şubat 2015 Perşembe

Kerevizin Kökü de Sapı da Çok Sağlıklı



Kereviz, sağlık açısından da önemli etkilere sahip bir sebze. Kerevizin pek çok faydası var. Bunların en başında, kanın pıhtılaşmasında önemli yere sahip olan K vitamininin güçlü bir kaynağı olması geliyor. K vitamin ile birlikte yüksek oranda  A vitamini, fosfor ve potasyum, daha azmiktarlarda da B ve C vitamini, diğer mineralleri bünyesinde içerir. Kerevizin kökü ve sapının da çok sağlıklı olduğunu söyleyen beslenme uzmanı İpek Ağaca, kerevizin insan sağlığındaki önemini anlattı.

Kansere Karşı Kereviz
Kereviz, içerdiği yüksek antioksidan etkiye sahip flavonoidler sayesinde, kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemeye yardımcı. Beyaz renkte bir sebze olması, liforanının yüksek olması, vitamin veminerallerden zengin olması bakımından kansere karşı koruyucu, detoks etkisine sahip bir sebze.

Kabızlığa ve Hipertansiyona Karşı Kereviz Sapı!
Suda çözünür posa bakımından zengin bir besin olan kereviz, bize sindirim sisteminin düzenli çalışmasında da kolaylık sağlar. Bunun için tek yapmamız gereken 1 adet kereviz sapınıyoğurdumuza, salatalara vey ayemeklerimize ilave etmektir diyen beslenme uzmanı İpek Ağaca, kereviz sapının tansiyonu düşürmeye yardımcı bir sebze olduğu da belirtti. 

Kereviz Ye; İdeal Kilonu Koru
Kereviz, düşük kalori içeren bir sebze. 100 gr kereviz sadece 16 kalori enerji veriyor. Etli veya zeytinyağlı yemeğini de tercih edebileceğinizi diyen Ağaca, çiğ şekilde rendeleyip bol yoğurt ve bir kaşık zeytinyağı ile karıştırarak salata halini de afiyetle tüketebileceğinizi söyledi.

27 Ocak 2015 Salı

Beslenme uzmanı Banu Topalakçı'dan hamurişiyle formda tutacak 5 özel tarif


Lezzeti ıskalamadan hamurişiyle formda kalmak mümkün müdür?

Türk insanı olarak damak tadımızın en önde gelen lezzetlerinden biri olan hamurişleri, hem severek tükettiğimiz hem de kilo aldırmasından çekindiğimiz gıdaların başında geliyor. Tam bu noktada Beslenme Uzmanı Diyetisyen Banu Topalakçı Salman, ev hanımlarına tam buğday unlu ve kepekli içerikleri kullanarak nasıl lezzetli hamurişleri yapabileceklerinin formülünü 5 özel tarifle veriyor…

Kış mevsiminde evlerimizde daha çok vakit geçirmeye başlamamız, sevdiklerimizle ellerimizle hazırladığımız lezzetli sofralarda buluşmamızla sonuçlanır çoğu zaman… Türk insanı olarak vazgeçemediğimiz hamurişleri ise bu sofraların adeta baştacıdır.  Ancak biz Türk kadınları olarak hem lezzetten ödün vermek istemeyiz, hem de kilo almaktan çekiniriz. Beslenme Uzmanı Banu Topalakçı Salman’a göre, bu problemin en büyük çözümü, sağlıklı ve tok tutan içerikleri kullanarak farklı lezzetleri denemekte ve dengeli beslenmekte… Salman, kepekli galeta, mısır unlu poğaça, tahıllı ekmek, tam buğday unlu lavaş ve tam buğday unlu dızmana gibi özel tariflerinin yanı sıra önerilerini şöyle sıralıyor:

Özel karışımlar kullanın, tahıl oranını da artırın!

“Piyasada örneğin Yuva Maya’nın geliştirdiği Simit Karışımı ve Poğaça Karışımı gibi ürünlerin  yanı sıra Glutensiz Ekmek Karışımı, Glutensiz Kek Karışımı gibi glutensiz beslenmeye uygun özel karışımlar yer alıyor. Bu karışımlarla evinizde rahatça uygulayabileceğiniz tariflerle örneğin, kabaklı kiş, ıspanaklı turta, yulaflı kurabiye, yulaflı muffin, yulaflı cup cake, kepekli simit ve poğaçalar yapabiliyorsunuz. Lifi ve tahıl oranını artırarak ama farklı baharat ve lezzet katan gıdalar da ekleyerek sofralarda hem sağlıktan hem de lezzetten ödün vermiyorsunuz…”

İŞTE CAZİP 5 ÖRNEK HAMURİŞİ TARİFİ
1-                 KEPEKLİ GALETA  (6 kişilik)

MALZEMELER
Hamur:
•          1,5 su bardağı ince kepek  (100 g)
•          3,5 su bardağı buğday unu (400 g)
•          1 paket Yuva instant kuru maya  (11g)
•          3 yemek kaşığı zeytinyağı  (30 g)
•          1 tatlı kaşığı şeker (10 g)
•          2 çay kaşığı tuz (7,5 g)
Üzeri için:
•          3 su bardağı su  (500 ml)
•          2 su bardağı kalın kepek (200 g)
HAZIRLANIŞI
Malzemelerin tamamını karıştırın ve pürüzsüz bir hamur olana kadar yoğurun. Hamuru cevizden küçük (30g) parçalara bölün, yuvarlayın. Her bir parçayı fırın tepsisi boyutunda, çubuk şeklinde uzatın. Soğuk suya daldırın ve kalın kepeğe bulayın. Yağlanmış fırın tepsisine dizin. Oda sıcaklığında (25-28°C)  kabarana kadar mayalandırın. Önceden ısıtılmış 160-170°C ısılı fırında 30-35 dakika galetalar kuruyana kadar pişirin.

2-                 MISIR UNLU POĞAÇA (6 kişilik)

MALZEMELER
Hamur:
•          1 su bardağı + 1 kahve fincanı mısır unu  (150 g)
•          3,5 su bardağı buğday  (350 g)
•          ½ paket Yuva yaş maya   (21 g)
•          1 su bardağı light süt  (200 ml)
•          ½ çay bardağı ılık su (50 ml)
•          3 yemek kaşığı zeytinyağı (25 g)
•          1 yemek kaşığı light margarin  (25 g)
•          1 adet yumurta
•          1 tatlı kaşığı tuz (10 g)
•          1 tatlı kaşığı şeker (10 g)
Üzeri için:
•          1 adet yumurta
•          Çörek otu
İç malzeme:
•          Lor peyniri + light beyaz peynir karışımı  (200g)
•          5-10 dal yeşil soğan (sadece yeşil yaprakları)         
HAZIRLANIŞI
Hamur malzemelerinin tamamını karıştırın ve kulak memesi yumuşaklığında bir hamur olana kadar yoğurun. Hamuru 10 dakika dinlendirin. 70 g’lık parçalara bölün. Her bir bezeyi yuvarlayın. Bezelerin üzerini nemli bir bezle kapatın ve 5-10 dakika dinlendirin. Soğanları ince ince kıyın, lor-peynir karışımına ekleyin ve karıştırın. Hamur bezelerini çay tabağı büyüklüğünde açın ve ortalarına peynirli karışımdan koyup, poğaça şeklinde kapatın. Yağlanmış tepsiye dizin. Tepsinin üzerini nemli bir bezle kapatıp oda sıcaklığında (25-28°C) kabarana kadar mayalandırın. Üzerine çırpılmış yumurta sürün, çörek otu serpin. Önceden ısıtılmış 170-180°C ısılı fırında 15 dakika pişirin.

3-                 TAM BUĞDAY UNLU LAVAŞ  (4 kişilik)

MALZEMELER
Hamur:
•          2,5 su bardağı tam buğday unu (300g)
•          1 paket Yuva instant kuru maya (11 g)
•          1 su bardağı + 1 çay bardağı çavdar unu (187,5g)
•          2 yemek kaşığı yulaf kepeği (12,5g)
•          2 çay kaşığı tuz (7,5 g) (isteğe bağlı) 
•          1,5 su bardağı + 1 kahve fincanı su (320g)
HAZIRLANIŞI
Hamur malzemelerinin tamamını karıştırın ve pürüzsüz bir hamur olana kadar yoğurun. Hamurunuzu 10 dakika dinlendirin. 90 g’lık parçalara bölün, yuvarlayın ve üzerini kapatarak 5 dakika dinlendirin. Hamurları pasta tabağı büyüklüğünde merdane ile açın (fazla un kullanmayın). Açılan hamurların üzerini ince bir bezle kaparatak 15-20 dakika bekletin.  Büyük boy teflon tavayı ocakta  ısıtın. Lavaşların her iki yüzü pişene kadar alt-üst ederek pişirin. Pişen lavaşlarınızı kurumaması için bir bezin arasına üst üste koyup, sarın.

4-                 TAHILLI EKMEK  (4 kişilik)

MALZEMELER
Hamur:
•          1 su bardağı+1yemek kaşığı çavdar unu (125 g)
•          2 su bardağı tam buğday unu(200g)
•          1su bardağı +2 yemek kaşığı beyaz un (150g)
•          4 yemek kaşığı yulaf kepeği (25g)
•          ½ paket Yuva yaş maya (25g)
•          2 çay kaşığı tuz (7,5g)  (isteğe bağlı)
•          2 yemek kaşığı keten tohumu  (25g)
•          2 yemek kaşığı yulaf ezmesi   (50g)
•          1,5 su bardağı+1 kahve fincanı su (38°C)  (320ml)
HAZIRLANIŞI
Çavdar unu, tam buğday un, yulaf kepeği, yaş yuva maya ve ılık suyu karıştırın ve yoğurun. Yoğurmanın tamamlanmasına birkaç dakika kala keten tohumu ve yulaf ezmesini ekleyin. Homojen olana kadar yoğurun. Hamuru 10 dakika dinlendirin. Hamurunuza somun ekmeği şekli verip,  dikdörtgen teflon kalıbını yağlayın, hamuru kalıba yerleştirin, üzerini nemli bir bezle kapatın. Oda sıcaklığında(25-28°C) iki kat kabarana kadar mayalandırın. Önceden ısıttığınız 200-210°C’lik  fırına kalıbı yerleştirin, üzerine ve fırının içine su püskürtün (kabuk tutmaması ve daha iyi kabarması için). 25-30 dakika pişirin. Pişen ekmeği kalıptan çıkarın ve bir bezin arasına sarın.

5-                 TAM BUĞDAY UNLU DIZMANA  (6 kişilik)

MALZEMELER
Hamur:
•          4 su bardağı tam buğday unu (500 g)
•          ½ paket Yuva yaş maya  (25 g)
•          5 yemek kaşığı zeytinyağı  (50 g)
•          1 su bardağı  light süt   (200 ml)
•          ½ su bardağı  ılık su (85 ml)
Garnitür:
•          Lor peyniri (150 g )
•          Light beyaz peynir (50g)
Sos:
•          Light yoğurt (200 g)
•          1 adet yumurta
•          Ayçiçek yağı ( istenmezse konulmayabilir) (50 g)
HAZIRLANIŞI
Hamur malzemelerinin tamamını karıştırın ve yumuşak, pürüzsüz bir hamur olana kadar yoğurun. Hamuru 10 -15 dakika dinlendirin. Hamuru 3 parçaya bölün. Her bir parçayı 10x30cm ebatında elinizi hafif yağlayıp, bastırarak bir cm kalınlığında açın. Üzerine peynir karışımını yerleştirin ve hamuru karşılıklı iki ucundan tutarak kapatın. Hamurları 3-4 cm eninde parçalara bölün. Yağlanmış tespiye aralarında birer parmak boşluk kalacak şekilde yan yana yerleştirin. Üzerlerine elinizle hafifçe bastırın. Üzerini nemli bir bez ile kapatarak oda sıcaklığında (25-28°C) iki kat kabarana kadar mayalandırın. Mayalanan hamurun üzerine, çırpılmış yumurta, yoğurt ve ayçiçek yağı karışımını yayın. Önceden ısıtılmış 180-190°C ısılı fırında alt üst kızarana kadar 25-30 dakika pişirin.

15 Ocak 2015 Perşembe

Antioksidan Deposu Çikolata

Çikolata phenethylamine (PEA) içerir. Phenethylamine, sinir sistemini uyarır, bazı salgıların salınmasını tetikler, ağrıları dindirir ve kişinin kendini iyi hissetmesini sağlar. Çikolata aynı zamanda cinsel uyarıcı ve keyif vericidir. Çikolata beyindeki serotonin seviyesini arttırır ve mutluluk hissi verir. Kadınlar, erkeklere nispeten çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlıdır. Çikolata, beyni rahatlatıp gevşetir, beynin endorfin salgılamasına neden olarak mutluluk verir. Bu salgı, mutluluk duygusu duymamızı sağlar.


Çikolata ve kakaonun çok fazla miktarda polifenol içerdiği saptandığını belirten Beslenme Uzmanı İpek Ağaca, polifenoller antioksidan özelliğe sahip olduğunu; çevre kirliliği, sağlıksız beslenme, alkol ve sigara gibi vücuda zarar veren etkenlere karşı hücre direncini arttırdıklarını belirtti. Aksi takdirde bu gibi etkenler hücrelere zarar verip, kansere sebep olabiliyor. Son çalışmalar çikolatanın sağlığı koruyan ‘flavonoid’leri de bol miktarda içerdiğini gösteriyor. 


Ruh halimizi etkilediği kadar sağlığımızı da olumlu etkiliyor!
Çikolatanın kanseri önlemede, kalp hastalıklarını engellemede, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmede ve sadece kokusuyla bile ruh halini olumlu etkilemede rol oynadığı belirtiliyor. Tüm bu olumlu etkilerin ana kaynağı çikolatanın içerdiği polifenol ve içeriğindeki prosiyanidin, epikateşin, kateşin gibi antioksidan bileşimlerdir diyen Ağaca, çikolata tüketirken özellikle kimlerin dikkat etmesi gerektiğini açıkladı.


Çikolata tüketirken özellikle kimler dikkat etmeli

Çikolata sayılan tüm bu avantajların yanında, fazla tüketilirse yüksek şeker ve yağ içeriğiyle şişmanlığa ve bir çok hastalığa davetiye çıkartabilmekte. Çikolata; özellikle kan şekerimiz düştüğünde, yani acıktığımızda, hızla kana karışır ve emilir. Ancak hemen ardından negatif feed-back etki ile ilkinden daha fazla acıkma hissettirir. Özellikle diyabeti veya hipoglisemisi olan kişiler çikolata tüketirken çok dikkatli olmalılar. Bu kişiler, uygun miktarda diyabetik çikolata tercih edebilirler. Fazla kilo problem olan kişilerin de çikolata tüketimine dikkat etmesi gerekir. Ayrıca; çikolata, migren hastalarında olumsuz etkiler gösterebildiğinden bu kişilerin temkinli yaklaşmasında fayda var.

Çikolata tüketirken miktara dikkat edilmeli
Çikolatanın olumlu etkilerini gösteren bilimsel çalışmalar 50-80 gram arasında çikolata tüketildikten sonra bu etkileri gösterdiğini saptamıştır. İpek Ağaca, mutluluk verici özelliği miktarla ilişkili olmadığını belirterek, 20 gr çikolata ile 100 gr çikolatanın verdiği haz ve yarattığı his aynıdır. Bu nedenle tüketirken miktarı abartılmamalı dedi.